İnkarcılık

İnkarcılık, iyi yapılandırılmış bir teoriyi, kanunu, olguyu veya kanıtı reddederek gerçekle yüzleşmekten kaçınma durumudur.

Bilimsel bağlamda, bir [inkarcı] kişi sebebi, sonucu, ikisinin arasındaki ilişkiyi, sebep-sonuç ilişkisinin yönünü çarpıtarak veya sebep-sonuç ilişkisinin tanımını değiştirerek inkarcılık yapabilir.

Sebebi inkar etme:
- Karbondioksit küresel ısınmaya sebep olmaz

Sonucu inkar etme:
- Küresel ısınma diye birşey yok

Sebep-sonuç ilişkisini inkar etme:
- Küresel ısınma var ama karbondioksit yüzünden değil

Sebep-sonuç ilişkisinin yönünü çarpıtarak inkar etme:
- Karbondioksit yoğunluğu küresel ısınma yüzünden artıyor

Sebep-sonuç ilişkisinin tanımını değiştirerek inkar etme:
- Sera etkisi yapan gazların dışındaki sebepler küresel ısınmaya neden oluyor

İnkarcılar genellikle olguyu küçültme (değerini veya anlamını basitleştirme) yöntemine başvururlar.
“Küresel ısınma var ama zararlı birşey değil”
Bir diğer yöntem ise çarpıtılmış kuşkuculuk vesilesiyle bilimsel düşünceye asılsız veriler sokmaktır. Bu konuya ilerki yazılarımda değinmeyi düşünüyorum.

İnkarcılığın başlıca hedefleri arasında evrim, küresel ısınma, HIV ve AIDS arasındaki bağlantı, sigara ve akciğer kanseri ilişkisi sayılabilir.  Tutumun arkasındaki sebep çoğunlukla kişisel çıkarlardır. Nitekim bu hedefler genellikle siyasallaştırılır veya bunlardan para kazanıldığı için hedef alınır. Örneğin tütün şirketleri itibarlarını zedelemesi nedeniyle akciğer kanserinin sigara içmekten kaynaklandığını inkar ederler. Benzer şekilde “küresel ısınma inkarcıları”  sorunun kaynağına yönelik çözümlere karşı çıkarlar ve fosil yakıtlarından para kazanan enerji şirketleri ve grupları tarafından desteklenir.

Gerçeğin inkarı sözdebilimsel açıklamalrın temelini atmıştır. Aynı zamanda inkarcılık psikolojik bazı ihtiyaçları da karşılamaktadır. Örneğin bir kimsenin çocuğunun neden otist olduğunun gerçekte tam bir açıklaması yapılamadığı için bilim dışı ve hurafe açıklamalara tutunma eğilimi gösterilir.

Metotlar

Mark ve Chris Hoofnagle, İnkarcılık Blogunda inkarcıların önemli ölçüde benzer taktikler kullandığını “İnkarcıların İskambil Kağıdı” adlı yazıda maddeler halinde açıklamışlardır.  İnkarcılar, sıklıkla oturmuş bir bilgiyi veya teoriyi yeteri kadar olgunlaşmamış olmakla veya yeterince kanıt içermemesiyle suçlarlar. Olgunun güçlü ve zayıf yanlarının beraber incelenmesi gerektiğini idda ederek “eşitlikçi” bir imaj çizerler. Buna karşı gelenler de adil değilmiş gibi gösterilir. Böylece hiçbir kanıt göstermeye gerek duymadan söz konusu olan olguyu şüpheli duruma düşürürler. Aynı zamanda “problemi incelemek” için kendi araştırmalarını yapar veya genellikle zayıf kalan “karşıt kanıtlar” üretirler. Bu gruplar uygun kontrollerle doğru şekilde yapılmış bilimsel araştırmalara güvenmek yerine insanları kendi fikirlerini şekillendirmek veya kendi testlerini/deneylerini yapmaya kışkırtırlar. İnsanların gözündeki itibarlarını arttırmak için  ilgili konu hakkında bazı “uzmanlar” tarafından ifade edilmiş görüşleri derleyerek insanlar sunarlar. Tabi burada sözü geçen “uzman” kişilerin o alanda hiçbir yetkinliği olmayıp tamamiyle alakasız bir konunun uzmanı olabilme durumu da göz önünde bulundurulmalı. Birtakım halkla ilişkiler kampanyaları, yardım ve hayırseverlik veya burs vs. de gene itibarlarını arttırmak için başvurdukları yöntemlerdir. Günümüz biliminin “asıl yanlışlarını” da sık sık abartılı bir biçimde dile getirirler. Çoğu inkarcı konunun asıl uzmanı yerine diğer kişileri hedef alır. Günümüzde internetin uydurma içeriğinin hızlı bir şekilde yayılması inkarcıların ekmeğine yağ sürmektedir.

Diethelm ve McKee inkarcıların 5 karakteristiğini tanımlıyor:

  1. Ortaya komplo teorileri atmak
  2. Sahte uzmanlar öne sürmek (genellikle araya gerçek uzmanler serpiştirilir)
  3. Kaynakları cımbızla seçmek: zayıf tezleri veya sadece birbiriyle çelişenleri seçmek. Özellikle tıp gibi alanlarda tek bir araştırmaya bakmak sıkıntılı sonuçlar doğurur.  Zira tek bir çalışma nadiren kesin olarak birşeyi kanıtlar. Cımbızla seçilen bu kaynakların dışında kalanlar ise çoğunlukla anekdotsal kanıt olma veya alıntı ayıklama (quote mining) niteliği taşır.
  4. Araştırmalar için imkansız standartlar talep etmek
  5. Safsata kullanmak (yanlış tanıtma, hatalı analoji vs)

İnkarcılık ve Kuşkuculuk

Kuşkuculuk (şüphecilik) ile inkarcılık arasında benzerlikler olmasından dolayı ikisinin birbiriyle karıştırılma durumu olabiliyor. Zira her ikisinin de taraftarları ikna olmadıkları sürece olgunun varlığını “reddetmeye” devam ederler. Bu bağlamda birbirilerine benziyor olsalar da, bilgiye bakış açıları, ulaşma ve yorumlama yönünden farklılık gösterirler. Kuşkuculuk bir yordam iken inkarcılık bir duruş, bir konumdur. “Kuşkucu” nun karşıtı “inanan” değildir. Kuşkucu kendi şüphelerinden tamamen arınmadan da bir bilgiyi kabul edebilir. Bu felsefe bilimin esasını oluşturur ve her zaman eldeki bilgileri yeni deneylerle desteklemeyi veya yanlışlamayı önerir. Kuşkucu yöntem, sonucu ne olursa olsun deney ve verilerin götürdüğü yere gitmeyi gerektirir. İnkarcılar ise elde edilen bilgiyi kendi kafalarındaki önceden belirlenmiş sona ulaştıracak şekilde sonuçlandırmaktadır. Kendi görüşlerine aykırı bir sonuç çıkarsa önemi azaltırlar; fikirleri destekleyen sonuçları öne çıkarırlar; veya elde edilen bu sonuçları kendi çılarları doğrultusunda saptırırlar. Şüpheciler bir hipotezi desteklerken açık fikirli bir duruş sergileyip elde edilen bulgular hipotezi yanılttığına yanlış olduğunu kabul ederler. İnkarcılar ise destekledikleri hipotezi nihai kesinlik olrak görüp aksini gösteren kanıtlar karşısında kendi fikirlerini destekleyecek çözüm yolları ararlar. Bir başka deyişle inkarcılık yanlı doğrulamayı (confirmation bias) benimserken, kuşkucular bundan kaçınır.

Bir blogda şu şekilde ifade edilmiştir:

Kuşkucular da soru sorarlar lakin kuşkucularla inkarcılar arasındaki en büyük fark kuşkucuların verilen cevapları dinleyip kanıtları da en önemli destekleyici unsur olarak görmeleridir.  İnkarcılar bütün bu kanıtları kendi [zaten doğru olan (!)] fikirlerine karşı çıkmak amacıyla ortaya atılmış olarak görürler ve uydurma aldatmacalarını devam ettirmek için kanıtlara komplo teorisi gözüyle bakarlar. Fakat şüpheciler iyi bir kanıtı kabul ederler. Şüpheciler bilime saygı duyarken inkarcılar ilgili alanlardaki çalışmaları baltalama amacını güderler. İnkarcılar bilimsel düşünce kostümünü giyseler de çoğunlukla bilgi birikiminin elde edilmesi ve bilimsel yöntemin işleyişi üzerine zayıf bir anlayışa sahip oldukları görülür. (Örneğin bir bilimsel çalışmanın hatalı olduğu gösterilirse bütün teori yerle bir olur iddiasında bulunurken bu alanda yapılmış geri kalan yüzlerce çalışmayı yoksayarlar)

Aradaki ayırım gerçekten önemlidir çünkü kuşkucular bütün bu saçma komplo teorilerine karşı gelmek hatta onları çürütmek gibi bir rol üstlenirler. Kuşkucular inkarcılara karşı savaşırlar. Bu nedenle kuşkuculuğa ilgi duyuyorum — korkarım ki kültürümüzde yeni medya (pekçok yönden iyi olmasına rağmen yanlış bilgi yayma konusunda da oldukça başarılı) tarafından dolduruşa getirilen bir inkarcı düşünce akımı var ve her ikisinin de karmaşası hem dünya gündeminde hem de gündelik hayatta hızlı bir şekilde artış gördü. Bilim sahip olduğumuz bilgi birikimine hükmettikçe kültürümüzde buna karşı modernizm karşıtı tepkiyle de alakalı olan bir karşıt tepki hareketi söz konusudur. Kuşkuculuk bilimi savunmak için her geçen gün siyasi arenada daha önemli bir yere sahip olmaktadır. Bilim karşıtı hareketin parçası olanlar kendilerini “kuşkucu” olarak tanıtmaları da kafaları ayrıca karıştırıyor.

Kaynaklar:

  1. Denialism – RationalWiki
  2. Denialism – Wikipedia, the free encyclopedia
  3. Sözdebilim – Vikipedi, özgür ansiklopedi
  4. Diethelm, Pascal; McKee, Martin. “Denialism: what is it and how should scientists respond?” European Journal of Public Health 2009(19): 2-4.
  5. Quote mining – RationalWiki
  6. Safsata – Vikipedi, özgür ansiklopedi
  7. Skepticism – Wikipedia, the free encyclopedia
  8. Kuşkuculuk – Vikipedi, özgür ansiklopedi
  9. Confirmation bias – Wikipedia, the free encyclopedia
  10. Global warming denialism, part 3: The difference between skeptics and denialists

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s